22.1.08

HELAL STANDARDI

TÜRKİYE'DE ÇOK GECİKİLMİŞ BİR STANDART: HELAL STANDARDI

Türkiye'de yakında uygulanacağı belirtilen Helal Gıda Standardı üzerine tartışmalar sürerken Müslümanların yaşadığı birçok Avrupa ülkesinde helal gıdaya ilişkin kurallar yürürlükte bulunuyor. İngiliz Gıda Yasası Uygulama Rehberi'nde, kamu görevlilerine yönelik olarak helal gıda standardına yönelik ipuçlarına yer veriliyor.
(ANKA)

Türkiye'de yakında uygulanacağı belirtilen Helal Gıda Standardı üzerine tartışmalar sürerken Müslümanların yaşadığı birçok Avrupa ülkesinde helal gıdaya ilişkin kurallar yürürlükte bulunuyor. İngiltere'de yürürlükte olan Gıda Yasası Uygulama Rehberi'nde yer alan helal gıda standardına göre, kesilecek hayvanın bıçağı bilenirken görmemesi de bulunuyor.
İngiliz kamu görevlilerinin denetim yaparken kullandıkları Gıda Yasası Uygulama Rehberin 'Gıda Yasası Uygulayıcıları için Helal Gıda Konuları' üzerine hazırlanan ekine göre, kesimi İslami kurallara göre yapılmamış, sağlığı bozan, kirli ve tüketim için uygun olmayan etler helal sayılmıyor. Rehberde, son kullanım tarihi' geçen etler de helal olarak nitelendirilemiyor. Bir Müslümanın haram yiyecek satması ciddiye alınıyor, hile ve aldatma olarak değerlendiriliyor.
Rehberde Kur'an-ı Kerim'in diğer maddeler yanında domuz, kan, kokmuş et ve alkol tüketimini yasakladığı, bir gıdanın helal olması için içinde bulunan malzemelerin de helal olması gerektiği belirtildi.
Bir gıdanın helal olması için hazırlama, işleme, arıtma, imalat, paketleme, depolama, ithalat, dağıtım, taşıma, ulaştırma, satış aşamasında başta temizlik diğer koşullara uyulması gerekiyor.
-ÖRNEKLER?
Rehbere göre, helal gıda üretmek isteyen bir girişimci sadece helal gıda standartlarına değil gıda yasalarına da uymak zorunda bulunuyor. Helal gıdalarda şu özellikler aranıyor:
'-Hayvan kesim işlemi sırasında canlı olmalı, kasap İslam şeriatı ve yürürlükteki yasalarla uyumlu biçimde çalışmalı.
-Yiyecek içinde domuz ya da ürünleri bulunmamalı.
-Alkol ya da sarhoş edici maddeler kullanılmamalı.
-Hazırlama alanı ya da aletler helal ya da helal olmayan yiyeceklerde karışık şekilde kullanılmamalı.'
Denetçilerin taze et konusunda şüpheye düştüklerinde, ilgili Bölge Et Hijyen Hizmet Bürosu aracılığıyla, resmi cerrah veterinerle bağlantıya geçebilecekleri kaydedilen rehberde, kesim işlemiyle ilgili İslami şeriat kuralları şöyle sayıldı:
'-Hayvanlar tercihen doğal mekanlarından uzaklaştırılmış olmalı.
-Yemleri hayvan bazlı ürünler içermemeli.
-Çiftlik ve barınaklardaki hayvanlar usulüne uygun şekilde bakıma tabi tutulmalı. Kesimden önce beslenmeli ve su ihtiyaçları karşılanmalı.
-Kesimden sonra, yalnızca sağlıklı hayvanların kesildiğine ilişkin inceleme yapılmalı.
-Kesimhanede hayvanların kesimini, kanını, diğer hayvanlar görmemelidir. Bu, kesim alanının, izleyen işlemden önce temizlenmesini gerektirir.
-Hayvanlara hiçbir şekilde işkence yapılmamalı.
-Tüm kesimler belgeli kesimhanelerde yapılmalı.
-Kasap keskin bir bıçak kullanmalıdır ve hayvanın önünde bilenmemeli. Kesim sırasında çırpınmayı kısıtladığı için omuriliğe dokunmamalı.
-Kasap her hayvanın kesiminde "Bismillah Allahu Ekber" demeli.
Rehbere göre, ambalajsız haram yiyecek helal bir yiyeceğin karşısında duruyorsa, uygun etiketlemeyle ayrılacak. Rehberde, 'Bununla birlikte, helal ve haram yiyecekler arasında herhangi bir dolaylı ya da doğrudan temas (örneğin aynı bıçak ya da doğrama tahtasının kullanılması) helal eti harama dönüştürebilir' denildi.
Görevlilerin helal gıdalar için rutin ve şikayete bağlı denetim yapmaları gerektiği belirtilirken 'Örneğin konserveler arasında yapılan bir denetimde etin domuz eti olduğu ortaya çıkarsa bu bir Müslüman için haram anlamına gelecek, içerik ve etiketleme açısından gıda yasası ihlal edilmiş olacaktır' denildi.
Şu anda helal gıda sertifikası veren az sayıda sistem bulunduğu belirtilirken kimi Müslüman kuruluşların helal gıdalar için şemsiye bir sertifika sistemi oluşturmak için işbirliği yaptıkları kaydedildi.
(ANKA)

31.12.07

TAVUK HABERLERİ... ÇOK ÖNEMLİ..!


Morarmış tavuk yemeyin! Türkiye'de tavuk çiftlikleri 1980'li yıllarda büyüyüp gelişmeye başladı. Çiftliklerde yetiştirilen tavuklar, kesilerek satılmak üzere tahta kafesler içinde açık kasa kamyonlarda büyük kentlere gönderilirdi. Kötü koşullarda nakledilen tavukların bir kısmı yolda, havasızlıktan ölürdü. Gelişmiş tavuk mezbahaları olmadığı için elde kesilen tavuklar kasaplarda satılırken, yolda ölen tavuklar Karaköy'deki ölü tavuk pazarına gönderilirdi. Ölü tavuk pazarı vardı. Evet, yanlış okumadınız. 80'li yıllarda İstanbul Karaköy'de, Yolcu Salonu ile Paket Postane'nin karşısındaki sokaklarda ölü tavuk pazarı vardı. Tavuk çiftliklerinde ve yolda ölen tavuklar, ölü tavuk pazarına gönderilir, burada yolunup temizlenerek satışa hazır hale getirilirdi. Karaköy ölü tavuk pazarının en önemli müşterisi lokantalar ile toplu tüketim merkezleri idi. O yıllarda yayımlanan Güneş gazetesindeki ölü tavuk pazarı haberleri üzerine İstanbul Belediye zabıtası harekete geçti. O zamanlar, şimdiki gibi masa başında oturmayıp, sokağa çıkarak çarşı - pazar denetleyen belediye zabıtası, gerekli önlemleri alarak ölü tavuk satışını önledi. Şimdi 50 bin 100 bin tavuk beslenen dev kümeslerde büyütülen tavuklar, kesime gönderilirken yolda ölmüyormu? Eğer ölüyorsa bu kadar tavuk ne yapılıyor? Kesilip işlenen tavuklar soğuk depolarda saklanarak, soğutuculu taşıtlarla tüketim merkezlerine sevk ediliyor ve buzdolaplarında satışa sunuluyor. Zincirin halkaları kopuk! Çabuk bozulan bir gıda maddesi olan tavuk etinin her aşamada soğuk ortamda bulunması gerekiyor. Bu nedenle kesimhaneden perakende satış noktalarına kadar uzanan bir soğuk zincir gerekli. Türkiye gibi sıcak bir ülkede, yalnız tavuk mamullerinin değil, et ve süt mamullerinin de üretimden tüketicinin sofrasına kadar uzanan yolda, soğuk zincirde korunması zorunlu. Ama ülkemizde bu soğuk zincirin halkaları kopuk. Yetersiz işletme sermayesi ile çalışarak aşırı kazanç peşinde koşan bazı üretici firmalar, maliyeti düşürmek için çoğu zaman soğuk zincire boş veriyorlar. Dikkat edin, bakın. Açıkta, ambalajsız olarak satılan tavukların bazı yerleri morumsu kırmızıdır. Bunlar soğuk zincir kuralına uymayan firmaların pazara sürdüğü tavuklardır. Bunlar bozulmaya başladıkları için hafiften morarmışlardır. Çoğu marketin buzdolabı da yeteri kadar soğutmaz. Marketçi ucuz olsun diye kötü buzdolabı satın aldığından ya da paraya kıyıp buzdolabının bakımını yaptırmadığından buzdolabının soğukluğu tavuğu koruyacak düzeyde olmayabilir. Bu nedenle soğuk zincir kuralına uyulmadığı için hafiften bozulmaya başlamış olan tavuklar, marketin buzdolabında da bozulmaya devam eder. Bozuk tavuğu yedikten sonra 'Ay! soğuk su içtim, midemi üşüttüm' diye doktora giderken, bozuk tavuktan zehirlendiğiniz aklınıza gelmez. İyi soğutmayan buzdolaplarında satılan tavuklardan kendinizi koruyun.
Bu olayın hijyen kısmı, birde İslami-Manevi-Organik-Ekolojik Yem-Helal kesim-Kuru Yolma boyutu var. Olayın en önemli olan bu kısmı gözden kaçırılıyor. Bu husus hakkında ilgili kurumları harekete geçmeye davet ediyoruz...

25.12.07

HELAL BİLİNCİ



Helal ürün satan restaurantlar, lokantalar, cafeler ve tüm mekanlar hakkında yazılar yazılıp, bilgi paylaşımı yapılan, içinde en ufak şüphe olmayan, helal olan ürünleri bulabileceğimiz yerleri, marketleri, markaları, semtleri, şehirleri ve helal olmayan, şüphe duyduğunuz ürünleri, marketleri, markaları da detaylandırarak yazabileceğimiz bir platform oluşturarak, inanan insanların birbirlerine yardımcı olacakları bir web sitesi olması dileğiyle...